28 Kasım 2013 Perşembe

Blog Değişikliğinin Getirileri

     Evet, yine uykusuz geçen bir gecede yapılacak şeyler sonlanınca bloğumla uğraşayım dedim :)
Bloğumun biraz fazla göz yorduğunun farkındaydım ama aradığım şeyi bulana kadar beklemek istedim. Uzaklarda arama diye boşuna söylememişler, istediğim şey şablon değişikliğiyle gayet güzel oluyormuş :)
Tabi bu arada yaklaşık bir saat görsellerle oyalandım farklı bir şeyler olsun diye ve öyle güzel fotoğraflar buldum ki; bloğumda kullanmasam da sizinle paylaşmak istedim...

Vintage severler hoşlanır sanıyorum ki :)





     Bir çok yerde kullanılabilir bu görseller. Dekupaj çalışmaları, pc wallpaper ya da blog background gibi...





Tabi ki olmazsa olmazlar; çiçekler :)




İtiraf etmeliyim ki gülün kokusundan fazla hoşlanmam ama bu görüntü muhteşem...


En sevdiğim....

     Umarım hepimiz için güzel bir gün olur.
Ve umarım dışarıdaki pati dostlarımız sıcak bir yer bulabilirler, hava bugün oldukça soğuk...
Bol patili mutlu günler...



26 Kasım 2013 Salı

Kedilerde Kısırlaştırma

Kedilerde Kısırlaştırma
Kedilerde Kısırlaştırma
     Bir çoğumuz aynı şeyi düşünmüşüzdür sanırım: "Kedim bir kez anneliği/babalığı tatsın..."
Ama şunu unutmayın ki kedilerde aile kavramı yoktur. Yani doğurduğu erkek kedisiyle de gayet güzel çiftleşebilir. Doğurdukları zaman içgüdüsel olarak onları korur ve beslerler ama bir çok anne kedi, yavruları sütten kesilince onlarla ilgilenmez.

     Bir de "Allah'ın verdiği hakkı  ben nasıl alırım, günah!" diye düşünenler var. Bunun için de size en yakındaki örneğimi anlatmak istiyorum: Oturduğum sokağın yakınında büfe işleten bir abla var. Büfesinin önünde gördüğüm hasta kediye mama yedirmeye çalışırken tanıştık onunla. Evinde 8 tane kedisi varmış. Hiçbirisi kısır değil ve onun tabiriyle "koca-kadın" arayanları sokağa salıyor, hamile kalan kediyi de bana soruyor nereye bırakabilirim diye ! Günah olmasın diye çiftleştirilen kediyi hamile haliyle sokağa salmakla sevap mı kazanılır ?
Hadi diyelim ki kedinizin yavrularına siz bakacaksınız. E onlar da cinsel olgunluğa ulaşacak ve birbiriyle çiftleşecek !  Kedinizin 4 tane doğurduğunu ve 2 erkek 2 dişi olduğunu farz edin. 2 dişi de 4 tane doğursa ? Hah tabi anne de tekrar çiftleşip doğuracak... Yani demem o ki; bunun sonu yok ! 1 yılda evinizde onlarca kedi olur. Hangisine nasıl bakacaksınız ?

     En kızdığım konu ise; "kedilerin neslini tüketeceksiniz, bırakın doğası gereği neyse onu yaşasın" diye serzenişlerde bulunanlar... Bunu özellikle sokakta yaşayan kedilerin kısırlaştırılmaları için duyuyorum. Ama doğal olan her şeyi talan ettiğimizi, onların yaşam alanlarını gasp ettiğimizi, bencilliğimizi unutuyor bunu söyleyenler. Dışarıdaki hangi hayvan doğası gereğini yaşayabiliyor ? Ya araba çarpıyor ya tekmeleniyor, kaynar su dökülüyor ya da açlıktan ölüyor. Evet maalesef ki kediler rızkını bulamıyor artık ! Çöpler kapalı kutularda, yemek veren yok nereden bulacaklar ?
En fenası da; tecavüze uğrayanlar bile var...
Keşke dünya buna uygun olsa da tüm hayvanlar doğasının gereğini yaşayabilse ama şimdi hangi doğadan bahsedeceğiz ?..

     Bu gerçekten de ucu açık ve hassas bir konu, kendimi kaptırıp sayfalarca yazabilirim sanırım. Ama bunun yerine biraz da bilimsel yönden ele almak istiyorum bu konuyu...

     Kısırlaştırma ameliyatı bir çok hastalığın önlenmesinde önemli rol oynar. Erkek kedilerde testis tümörü, dişi kedilerde rahim iltihabı, meme tümörü gibi gibi hastalıkların önüne geçilmiş olur. Ayrıca; idrar bırakma, sürekli miyavlama, evden kaçma girişimleri de bu operasyon sonrasında sona erer.

 Erkek Kedilerde Kısırlaştırma; 

     6.-8. aydan sonra erkek kedilerin bir çoğu kokulu idrar salgılamaya başlar ama bir çok veteriner hekimin tavsiyesi erkek kedinin 1 yaşını doldurduktan sonra kısırlaştırılması. Cinsel olgunluğa tamamen erişmesi ve gelişimini tamamlaması için...
     Kastrasyon işlemi çok kısa süren ve riski neredeyse yok denebilecek bir operasyondur. Herhangi bir dikiş atılmaz ve kedi 2-3 gün içinde kolayca toparlanır. Bize düşen sadece takibi elden bırakmamak. Çünkü çoğunlukla gerek olmadığı için yakalık takmıyorlar ama kedinin yaralı bölgeyi fazla yalaması tahribe yol açabilir.
     Ayrıca; kısırlaşan erkek kedilerde F.U.S (Feline Urolojik Sendrom) Alt idrar yolu tıkanıklığı oldukça yaygındır.  Bu nedenle; kalsiyum ve magnezyum oranı düşük (%1 ve altı) yağ oranı düşük, protein oranı yüksek mamalar kullanmak  ve bol su tüketmesini sağlamak kısırlaşan erkek kediler için önemlidir.

Dişi Kedilerde Kısırlaştırma: 

     Dişi kediler genellikle 6. ay ve sonrasında kızgınlık dönemine girerler. Ve durumları her kedide farklılık gösterir. Bazı kediler kısa dönemli kızgınlık geçirirken bazılarının günlerce sürebilir. Yine aynı şekilde şiddetli ya da daha hafif olarak geçirmesi mümkün bu dönemi.
Bazı kedi sahipleri hormonal iğneler yaptırıyor ya da haplar içtiriyor (progesteron) kızgınlık dönemini daha rahat atlatabilmesi için. Ama ben bunu ASLA önermiyorum ! Çünkü bu uygulamaların ileriye dönük bir çok ciddi yan etkileri var. Yumurtalık kisti, rahim iltihabı gibi... Bunun yerine kedinin kızışma döneminin bitmesi beklenip bir an önce kısırlaştırılması en uygun olanıdır. Kızışma zamanında bir çok veteriner hekim kısırlaştırma ameliyatı yapmayı önermez, hormonal durumun bozulup fazla kanama olabileceği riskinden dolayı.

     Tabi ki her ameliyat gibi bunların da bir riski var. Daha doğrusu en büyük risk, anestezi riski ! Bazı kediler maalesef ki anesteziye duyarlı olabiliyor ve geç iyileşme ya da çok nadir de olsa ölüm yaşanabiliyor. Ama bunlar veteriner hekiminizle de alakalı bir  durum. Kedinizi tanıyan bir hekimse zaten ne yapacağını bilir ama farklı bir hekime gidiyorsanız tam muayene ve kan testi yapmasını isteyin. Önemli bir rahatsızlığı varsa ya da önceden olduysa bunları da bildirmeniz kedinizin yararına olacaktır. Bunlara göre bir anestezi protokolü uygulanır.
Benim gittiğim veteriner hekim inhalasyon anestezisi uyguluyor, yani gaz anestezi. Ve araştırdığım kadarıyla da en güvenli olanı bu. Gaz, solunum ile akciğerlere verildiği için vücutla teması olmuyor bu nedenle de gaz kesildiğinde ayılması çok daha çabuk oluyor kedinin.

     Son bir hatırlatma daha yaparak bitirmek istiyorum yazımı. Kısırlaştırma operasyonundan en 12 saat önce yemeği kesmeniz en iyisi. Suyu bir kaç saat öncesinde bırakmanız yeterli olacaktır.  Sonrasında ise yutkunma refleksi yerine geldiğinde su ve sulandırılmış yaş mama verebilirsiniz. Ayrıca; operasyon sırasında vücut ısıları düştüğü için sıcak ortamda bakılması daha iyi olacaktır.

     Şimdilik aklıma gelenler bunlar, gerektiğinde tekrardan güncellerim :)
Bol patili, mutlu günler dilerim...


24 Kasım 2013 Pazar

Yüreği Güzel Kadın; Cahide Anne

     Hani bazı insanlar vardır ya, anlamak için sadece bakmak yeterli olur. Cahide anne de öyle benim için. Kendisini yakınen tanımam, Facebook'tan bir arkadaşımın açtığı ilan ile haberdar oldum durumundan.
Sizlerle de bildiğim kadarını paylaşmak istiyorum...
   
     Cahide anne; İzmir-Çiğli'de kocasından kalan 500 lira emekli maaşıyla 300 lira kira ödeyen, kalanıyla da evin, kendisinin ve bakmaya çalıştığı 30 kadar kedinin masraflarını çıkarmaya çalışan hayvan sever, yüreği güzel bir kadın.  Bu sene için bir arkadaşın vasıtasıyla belediyeden kömür yardımı alacakmış, bir kaç gün önce de Facebook'taki arkadaşımın açtığı ilanla kömür sobası bulundu. En azından bu kışı sıcak geçirecekler.

     O'nun çaresizliğini tek tek yazmak istemiyorum. Belki yardımcı olmak isteyen birileri çıkar diye umduğumdan yazıyorum bu postu. İhtiyacı olmayan şey yoktur diye düşünüyorum. 1 paket makarna, 1 kilo mama... Aklınıza ne gelirse.
Eğer ki İzmir'deyseniz, ziyaretiniz de Cahide anneyi çok mutlu edecektir eminim. Çünkü çevreden de çok fazla baskı oluyormuş, hatta darp ! Tabi ki kedilere baktığı için...

     Telefon numarası ya da adresini isteyen olursa, bana  mail adresimden ulaşabilir.

Sevgiler

18 Kasım 2013 Pazartesi

Eğlenceli Kediler



     Bir kaç saattir bilgisayarımdaki fotoğrafları düzenliyorum ve henüz bitmiş değil :) Ama arada bu güzel kedileri görünce paylaşmak istedim, iş bekleyebilir :)

(Yüklenmesi biraz zaman alabilir)



15 Kasım 2013 Cuma

Hayvan Barınakları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Asıl adı rehabilitasyon merkezi olan hayvan barınakları hakkında biraz bilgi vermek istiyorum sizlere.

Rehabilitasyon merkezlerinin amacı; sahipsiz sokak hayvanlarının aşılanması ve kısırlaştırılmasını sağlayıp nekahet döneminden sonra alındığı yere geri bırakmaktır. Gerekli teçhizatları olmadığından kırık ve diğer önemli ameliyatları yapmıyorlar, sadece genel tedaviler yapılıyor. Çalışma saatleri ise genelde;  09:00-17:00 arasında. Yani mesai saatleri dışında yaralı bir hayvan görürseniz sabaha kadar bekleyeceksiniz, eğer ölmezse barınağa götürebilirsiniz !
Maalesef ki ülkemizde hayvanlar için ayrılan ödenekler çok az ve olanın da gerektiği gibi kullanılmadığını düşünüyorum. Ayrıca; bu sadece imkanla alakalı bir durum da degil, imkansızlıklar içinde güzel şeyler başarabilenler de var. Mesela Yedikule Hayvan Barınağı. Fatih Belediyesi'ne ait olsa da, yöneticisi gönüllü ve çok iyi işler başarıyor.

11 Kasım 2013 Pazartesi

YAVRU KEDİ LEO YUVA ARIYOR

Bu yakışıklı oglan diger dort kardeşiyle birlikte sokakta yaşamaya çalışıyordu. Maalesef anneleri ortalıktan kaybolmuş. 2gun surekli takip ettim ama anne yoktu. İş başa duştu tabi, aldım beşini de eve :) Sut anne de buldum kuzucuklara. Şu an hala emiyorlar anneyi, yaklaşık 1 ay sonra sahiplendirecegim.