20 Ocak 2014 Pazartesi
Yuvasına Kavuştu :) Minyatür Pinscher Yuva Arıyor !
Kedili Blog'da bu sefer bir köpeğimiz yuva arıyor.
Alex 1 yaşında, erkek, 5 kg civarı. Temel komutları biliyor, çocuklarla arası iyi. Kediyle pek anlaşamıyor maalesef.
Bu zamana bakan kadar ailenin özel bazı nedenlerinden dolayı acilen yuva arıyoruz. O aileden aldık köpeği, şu an bir arkadaşım geçici olarak bakıyor ama fazla süremiz yok maalesef ki.
İstanbul dışı sahiplendirme yapılmayacaktır. Kısırlaştırma şartıyla ve sözleşmeye verilecektir.
Eğer ki bu yakışıklıya yuvanızı açmak istiyorsanız mail adresime kendiniz tanıtan bir mail atmanızı rica ediyorum.
Etiketler:
Hayvanlara Yardım,
köpek,
Yuva Arayanlar
11 Ocak 2014 Cumartesi
3 Minişe Yuva Arıyoruz
Minişlerimiz sokakta annesiz kaldıkları için, onları o halde bırakamayıp eve aldım. Biraz süt anne takviyesi, sonrasında da biberonla beslendiler. Şu an 3 aylık civarındalar ve pire gibi oradan oraya zıplayıp duruyorlar :)
İç-dış parazitleri yapıldı, kum terbiyeleri var, kuru mama yiyorlar ve tabi ki yaş mamaya bayılıyorlar :)
Daha önce kedi bakma tecrübesi olan, yavru kedinin oyunculuğunun yaramazlık boyutuna ulaşabileceğini bilen, evinde gerekli önlemleri alan kişilerin mail adresime kendilerini tanıtan bir mail atmalarını rica edeceğim.
Sadece İstanbul içine sahiplendirme yapılacaktır.
Etiketler:
kedi,
sahiplendirme,
Yuva Arayanlar
8 Ocak 2014 Çarşamba
Uzun Bir Aradan Sonra Merhaba
Biliyorsunuz Mırnav Hanım'ı kaybettim. Sonrasında toparlanmak için sürekli kendimi meşgul edecek şeylerle uğraştım. Bu nedenle de internette fazla vakit geçirmedim ama tekrar buradayım :)
Tabii benim uğraşlarım yine hayvanlarla alakalı oldu :) yorumlarda bahsetmiş olduğum patisi yaralı kediciğimiz sağlığına kavuştu çok şükür ve iyi bakılacağını bildiğim bir semte bıraktım. Arada ziyarete gidiyorum (her gittiğimde bulamıyorum tabi) gördüğüm kadarıyla mutlu bebeğim.
Barınağımızı da ihmal etmiştim bir süredir, bunun telafisini de yaptım. Haftada bir giderek sabahtan akşama kadar köpüşlerle oynadım :) Kafeslerden ikili olarak çıkarttım hepsini toplarla, kemiklerle oynadık doya doya :) Tabii bazıları çok ürkek, kafesteki diğer köpeklerden ve insanlardan korkuyolar. Onlarla da oturup muhabbet ettim, başlarını okşadım. Evet, birbirimizi anladığımızı düşünüyorum o yüzden de konuşuyorum :)
Yeni hali ile göremediğim Esenyurt Barınağı var şimdi sırada. Müsait bir anımda orayı da görmek istiyorum.
Bir kaç gün önce de Eminönü'nde hasta kedi toplama operasyonumuz vardı. Facebook'ta gördüğüm bir ilanda Eminönü'de bir çok hasta kedinin olduğu, tedavi sponsorunun bulunduğu ama yakalamak için gönüllü arandığı yazıyordu. Ben de boş olduğum için ilan sahibi ile iletişime geçtim ve bir kaç gün içerisinde ayarlamaları yaparak buluştuk. (Benim haricimde 20-21 yaşlarında bir arkadaşımız da ilanı görüp gelmişti.) Beraber Pet nakil aracıyla Eminönü'ne gittik.Oralar her daim kalabalıktır bilirsiniz. Camiye gelenler, turistler vs. Ve bizi kafeslerle kedi yakalamaya çalışırken görenlerin bir çoğu iyi ya da kötü olarak müdahale etmeye çalıştı sürekli. Ki bu da işimizi oldukça zorlaştırdı. Bu nedenle korkup kaçan ve çok kötü durumda olan 2 kediciği yakalayamadık. Ama bir esnaf sağ olsun o gün bize çok yardımcı oldu. ( Hayvan ticareti yapmıyor,çiçek-tohum vb. şeyler var dükkanında.)Kendisi sürekli besliyormuş zaten orada kedileri, kendisinin de 5 yaşlarında tekir bir kedisi varmış tanıştık da tombik beyefendiyle :) O'na numaramızı bıraktık, hasta olan kedilerden yakalayabildiği olursa haberdar edecek bizleri.
Oradan aldığımız bu kara kızın tedavisi bitti, yuva arıyoruz :)
![]() |
| Resim yazısı ekle |
Evdeki geçici kedilere yuva aramaya devam ediyorum, sayım çok yükseldi. Güvenilir birilerini bulamazsam da güvenli bahçelere bırakacağım maalesef çünkü artık yetemiyorum. Mama ve kum masrafları, klinik masrafları derken benim için aylık çok yüklü meblağlar ödüyorum. Dışarıda baktığım kedileri de haftada 2 kez besleyebiliyorum. Tabi bir de ailemin serzenişleri var ki ona hiç girmiyorum :) haklılar çünkü.
Bu arada hamaratlığım tuttu. Kedilerime eski yorgan ve polar kumaş ile yataklar yaptım. Elimde kalan kumaşlardan kırlentler yaptım. Atkı ördüm. Ama fotoğraf makinem bozuk olduğu için hiçbir aktivitemi fotoğraflayamıyorum maalesef. Telefonum da eski bir model olduğu için fotoğraflar hiç net çıkmıyor. Teknoloji her alanda gerekliymiş artık :)
Konudan konuya atlıyorum ama yazacak o kadar çok şey birikmiş ki... Sizleri daha fazla sıkmamak adına şimdilik bitiriyorum :)
Bol patili mutlu günler <3
Etiketler:
ev hali,
kedi,
sahiplendirme
16 Aralık 2013 Pazartesi
Mırnav Yaşam Mücadelesini Kaybetti...
Yaklaşık 2 saat önce ellerimde verdi son nefesini bebeğim. Gece-gündüz demeden uğraştım, sürekli kliniğe gidip geldik çünkü O yaşamak için direniyordu. Ama maalesef ki minicik bedeni bu kadar acıya daha fazla dayanamadı...
Toprağa koymak o kadar zordu ki... Biliyorsun çünkü oraya girince her şey bitecek...
Parka, bir ağacın altına gömdüm. Toprağı kazarken bir kedi geldi yanıma, ellerime sürtünüp durdu. Sanki avutmaya çalışıyordu...
Neler hissettiğimi anlatmaya çalışmayacağım. Biliyorum ki anlayacaksınızdır bu acıyı.
Kendimi hiç affetmeyeceğim ama umarım kara tosbağam affeder beni.
9 Aralık 2013 Pazartesi
Mırnav'ın Eve (ve Umarım Hayata) Dönüş Hikayesi
Mırnav Hanım'ı belki hatırlarsınız annesiz kalan yavrulardan biriydi. İlan linki
İlk sahiplendirdiğim O oldu. Evli ve bir çocuk sahibi olan bir beyefendiye vermiştim. Aslında her yönden iyi biriydi ama nedense sonradan içim içimi yemeye başladı. Sevgili Shemellon yakın şahitlerimdendir. Sağolsun endişeme ortak oldu, bana fikir verdi.
Yeni evinden fotoğrafları geldi, durumu hakkında haberleştik. Her defasında da üstüne basa basa "Herhangi bir sorun olursa haberdar edin" dedim. İnsanları çok fazla sık boğaz etmek istemediğimden yaklaşık bir hafta kadar haberleşmedik hiç. Tabi dayanamayıp aradım geçenlerde. Biraz halsiz olduğunu, iştahının azaldığını söyledi. Bir kaç gün sonra aradığımda "iyice halsizleştiğini, hiç yemek yemediğini, veteriner hekime götürdüğünü, grip olduğunu, hekimin antibiyotik ve vitamin verdiğini ama ilaçları içiremediğini" söyledi. Aramasam hiçbirinden haberim olmayacak, neyse ki lütfedip doğruyu söyledi ! Hemen bana getirmesini istedim.
Bu akşam 17 civarında getirdi Mırnav'ı. Kafasını kaldıramıyor, hiçbir şeye tepki vermiyor, o minicik kemikleri ele geliyor, pamuk tüyleri içirilmeye çalışılan ilaçlar yüzünden keçeleşmiş...
Hemen taksiye atlayıp Bakırköy'deki kliniğimize gittik. Serum verildi, geri döndük. Veteriner hekim iyi bakımla kurtulabileceğini, sürekli sıcak tutulmasını, göz ve burnunun sürekli temizlenmesini, verilen ilaçların zamanında içirilmesini söyledi.
Hala çok halsiz, yemek yemeyi reddediyor. A/d mamayı şırıngayla verdim zorla, kendi yiyene kadar bu şekilde devam edeceğim. İyileşeceğini umuyorum, kötü şeyler düşünmek istemiyorum. Ama ben onlara gözüm gibi bakarken, sırf iyi beslensinler diye gerektiğinde kliniğe yazdırarak mama alıyorken, uyuya kalırsam diye alarm kurup gecenin bir yarısı besleyip ilaçlarını içirirken bir başkasının bu kadar vurdumduymaz olması zoruma gidiyor. Kimin ne hakkı var bana bu vicdan azabını çektirmeye ?
Baksanıza şu haline :(( Kardeşlerinden biri sürekli onun yanında, tanıdı sanırım. Ama o hiç oralı değil, hiçbir şeyi görmüyor, duymuyor...
Yazacak çok şey var fakat yorgunluktan ve üzüntüden cümlelerimi toparlayamıyorum.
Yazacak çok şey var fakat yorgunluktan ve üzüntüden cümlelerimi toparlayamıyorum.
İyi düşünürsek iyi olur biliyorum. Lütfen siz de iyi dileklerinizi, dualarınızı esirgemeyin Mırnav'dan.
Etiketler:
ev hali,
hastalık,
hepsinden biraz,
kedi gribi,
mırnav,
sahiplendirme
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





